Beyaz Özel Eğitim Okulu
Anasayfa İletişim
HakkımızdaAkademik ÇalışmalarProgramlarAile EğitimiEtkinliklerimiz Beyaz Spor Kulübü

Akademik Çalışmalar

4-6 Yaş Arası Otistik Belirtiler
Annelerin Çocuklarını Reddetme Davranışları
GÜNCEL
Özel Beyaz Özel Eğitim Okulu MAKSİMUM SOKAKTAYIZ'da

14.07.2010
OÇİDEP SEMİNERLERİ
31 Ekim - 1 Kasım 2009 OÇİDEP Semineri için kayıtlar başlamıştır.

25.07.2009
BEYAZ ÖZEL EĞİTİM
OÇİDEP, PECS, İLKÖĞRETİM, DESTEK EĞİTİM KAYITLARIMIZ DEVAM ETMEKTEDİR!!!

15.04.2009
Video Arşivi
Basında Beyaz Eğitim
Bilgi Kaynağı

4-6 Yaş Arası Otistik Belirtiler

4- 6 YAŞ ARASI OTİSTİK BELİRTİLER GÖSTEREN ÇOCUKLARDA DİL VE KONUŞMA BECERİLERİNİ DESTEKLEYİCİ BİR UYGULAMA

ÖZET

Çocuğun dil gelişimi doğumdan itibaren izlendiğinde doğuştan getirdiği bir ses kapasitesinin olduğu görülmektedir. Çocuk olgunlaştıkça konuşma-ses üzerinde denetimi artmakta, bunun yanı sıra çevrenin, eğitimin gelişim üzerindeki etkisi de önem kazanmaktadır. Çocuklarda dil ve konuşma becerilerinin kazanıldığı yaşlar sabit ve değişmez değildir, önceden tahmin edilebilir bir sıra izlediği gözlenmektedir; buna göre:

  • Çocuk önce ağlayarak konuşur,
  • Seslerle oynar, taklit eder, ses üretir,
  • Sözcük üretmeye başlar,
  • Sözcük dağarcığı gelişir,
  • 1-2 sözcük uzunluğunda cümleler kurar,
  • 4-5 sözcük uzunluğunda cümleler kurar,
  • Cümleler uzar ve çeşitlenir,
  • Çocuk konuşma olayını çözdüğünde konuşma şekli, grameri, çevresindekilerin konuşma şekline uyar.
Ancak, otistik belirtiler gösteren çocukların dil ve konuşma becerilerine bakıldığında yetersizlikler gözlenmekte;

  • Dil ve iletişim sorunları: Dil gelişimi geriliği, konuşma zorluğu, sıra dışı konuşma özellikleri, gereksinimleri ifade edememek, iletişim başlatamamak.
  • Vücut dili kullanımında sınırlılık: Vücut dilini çevredeki diğer kişilerin kullandığına benzer şekilde kullanmamak, söylenenlerle jest ve mimiklerin uyuşmaması.
  • Hayali oyunda gerilik: Sembolik ve işlevsel oyunları hiç oynamamak ya da yaşıtlarına kıyasla çok daha beceriksizce oynamak şeklinde görülmektedir.
Etkileşimsel oyun terapisi uygulama önerilerinden de faydalanılarak hazırlanan bu çalışma şekli ile otistik özellikler gösteren çocukların dil ve konuşma becerilerinde hız kazanabileceği düşünülmektedir.

Konuşma aracımız olan dilin kaslarını geliştirmek için dil-dudak egzersizleri (kasları gelişmemiş bir dile sahip kişinin konuşması, emeklemekte olan bir bebeğin yürümesine benzer. Dile bu görevinde eşlik eden dudak ve yüz kaslarının uyarılması, güçlenmesi gerekmektedir.), solunum egzersizleri (kontrollü nefes sayesinde sözcükleri söyleyebildiğimiz göz önünde bulundurulmalıdır.) yapılmasıyla konuşma organlarımızın hazır hale getirilmesi sağlanır. Daha sonra tüm sesleri çıkartıp çıkartamadığı gözlenir; çıkarılmakta zorlanan seslere yönelik bir programda çalışma aşamalarına dahil edilir. Değerlendirmeler ve hazırlık çalışmaları tamamlandıktan sonra, oyun becerilerini artırma, oyun içinde sesleri keşfetme, sesleri tanıma, taklit becerilerinde sesleri kullanma, taklit becerilerini artırma, sözcük üretimine geçiş ve sözcükleri işlevsel olarak kullanma şeklinde program uygulanır.

Çalışmaların her aşamasında (çocukların yaşları ''4 – 6' göz önünde bulundurularak) oyun etkinlikleri ön planda tutulmaktadır. Oyunlar çeşitli oyuncaklarla, hayvan figürleriyle, ayna, teyp, resimli kartlar, bilgisayar destekli talimatlar, fotoğraflar, cümle kurma kartları v.b. materyallerle zenginleştirilmektedir.

Uygulanan bu programda, beraber çalıştığımız otistik özellik gösteren çocuklarda, kendisiyle aynı özellikleri gösteren çocuklara kıyasla daha hızlı dil ve konuşma becerisi kazandığı, istek ve tercihlerini ifade etmede artış olduğu gözlenmektedir.

GİRİŞ

Konuşmanın tek bir tanımı yoktur. Değişik ve çok sayıda tanımdan tek bir tanım çıkarmak da güçtür. Tanımların ortak yanlarını birleştirip bazı eklerle bir başka tanım elde edildiğinde; konuşma, kişinin kendisi ve çevresi ile dengeli ilişki kurma ve sürdürmesine yarayan geleneksel sembollerin yer aldığı tüm bedensel tepkiye dayanan bir iletişim sistemidir.

Konuşmanın iletişim süreci haline gelmesinde etkili olan tek bir organ yoktur. Konuşmanın oluşumundan tek bir organın sorumlu olmaması konuşmayı karmaşık bir süreç haline getirmektedir. Bu organlardan herhangi birinin görevini tam olarak yerine getirememesi ve ya aralarında düzenli bir iş birliğinin olmaması konuşmanın olumsuz yönde etkilenmesine neden olmaktadır.

Konuşma birçok organın birlikte çalışmasıyla oluşan bir iletişim şeklidir. Konuşma olayının gerçekleştirilmesine katkı sağlayan organlar şu şekilde sıralanabilir;

  • Akciğer, ses tellerini titreten havayı ve gerekli basıncı sağlar.
  • Diyafram, sesi meydana getiren havanın geçişini sağlar.
  • Ses Telleri, havanın basıncı ile titrer ve konuşmayı duyulur hale getirir.
  • Küçük Dil, sesi oluşturan havanın ihtiyaca göre ağızdan veya burundan gelmesini sağlar.
  • Büyük Dil, ağız içinde çeşitli pozisyonlar alarak, ses tellerinden gelen sesi şekillendirir ve dildeki sesleri meydana getirir.
  • Yumuşak ve Sert Damak, sesin ağızda şekillenmesine ve küçük dil hareketlerine yardımcı olur.
  • Dişler, ağızdan gelen “s, ş, ç, c, t” gibi seslerin şekillenmesinde rol oynar.
  • Dudaklar, bütün seslerin şekillenmesinde rol oynar. Özellikle “b, p, m, o, ö, u, ü” gibi seslerde dudakların rolü çok önemlidir.
  • Ağız ve burun, seslerin kalitesinde etkilidir. Burun dilde bulunan “m, n” g,b, burun seslerinin çıkarılmasını; ağız ve burun boşluğu seslerin şekillenmesini ve hecelerin meydana gelmesini sağlar.
  • Alt çene, ağız ve dudakta seslerin şekillenmesine yardımcı olur.
Yapılacak çalışmalarda, bu bilgiler göz önünde bulundurularak konuşma organlarını hazır hale getirebilecek etkinlikler bireyin ihtiyacına göre planlanmalıdır.

Dil gelişimi ve konuşma konularına kısaca göz attıktan sonra otistik özellik gösteren çocuklarda dil gelişimine baktığımızda, iletişim kurmada yetersiz olmaları en belirgin özellikleri olarak belirtilmektedir. DSM- IV’e göre otistik özellik gösteren çocuklarda;

Aşağıdakilerden en az birinin varlığı ile kendini gösteren iletişimde nitel bozulma;

  • Konuşulan dilin gelişiminde gecikme olması ya da hiç gelişmemiş olması (el, kol ya da yüz hareketleri gibi diğer iletişim yollarıyla bunun yerini tutma girişimi eşlik etmemektedir)
  • Konuşması yeterli olan kişilerde, başkalarıyla söyleşiyi başlatma ya da sürdürmede belirgin bir bozukluğun olması
  • Basmakalıp ya da yineleyici ya da özel bir dil kullanma
  • Gelişim düzeyene uygun çeşitli, imgesel ya da toplumsal taklitlere dayalı oyunları kendiliğinden oynanama
Şeklinde tanımlanmaktadır.

Bu bilgilere ek olarak otistik özellik gösteren çocukların, karşısındaki kişini yüzüne/gözüne bakmama ya da kısa süreli bakma, mutluluk, üzüntü, öfke gibi duyguları ifade etmede güçlük, sözel olmayan iletişim becerilerinde (jest ve mimiklerle isteklerini göstermek) eksiklik, karşılıklı iletişim kurmak istemediğinde bağırma, vurma, çığlık atma gibi davranış sorunları da görülmektedir.

Otistik özellik gösteren çocuklar hiç konuşmama ya da konuşmayı sadece kendi gereksinimlerini belirtmek için kullanmaları (yiyecek ve su isteme v.b.) ve sosyal amaçlı (selamlaşma, vedalaşma v.b.) kullanmamaları ile dikkati çekerler. Sadece bir iki kelime söyleme, anlamsız konuşma, ekolalik konuşma ve zamirleri karıştırma gibi özellikleri de görülmektedir. Ekolali, duyulan kelime ya da cümlelerin anlamsızca tekrar edilmesi şeklinde tanımlanabilir. Otistik çocuklar, bir kelimeyi defalarca düzgün biçimde tekrarlayabildikleri halde, o kelimenin anlamını bilmiyor olabilirler ve aynı kelimeyi anlamına uygun olarak kullanmayabilirler.

Tüm bu bilgiler göz önüne alındığında otistik çocukların dil ve konuşma gelişimini desteklemek amacı ile yapılan bu çalışmada küçük yaşta, doğal ortamda ve oyun içinde geliştirilebilecek etkinlikler planlanarak çocuğun sahip olduğu dil ve konuşma becerilerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır.

YÖNTEM

Çalışmada birlikte çalışılan çocuklar 4- 6 yaş grubuna dâhildir. Çalışma Ankara ili sınırları içerisin bulunan ve özel eğitime devam eden 60 çocukla yapılmış ve çocukların bireysel farklılıklarına dayalı olarak değişken zaman aralıklarında sonuca ulaşılmış; bazı çocuklarda ise istenilen sonuç elde edilememiştir.

Kullanılan Araç Gereçler

Çalışma doğal ortamda ve oyun ortamında gerçekleştirilmiş ve bu ortamlara uygun araç gereçler kullanılmıştır. Kullanılan araç gereçlerden bazıları;

  • Ayna, pipet, rüzgar gülü, mum, üflemeli müzik aletleri, sesli oyuncaklar, pinpon topu, balon, taşıt ve hayvan figürleri, evcilik oyuncakları, resim kartları, hikaye kitapları, olay sıralama kartları, fotoğraflar, bilgisayar destekli oyunlar v.b.
Çalışmada ayrıca çeşitli yiyecekler de kullanılmıştır. Bunlar;
  • Dondurma, şeker, sakız v.b.
Uygulama

4- 6 yaş arası otistik özellik gösteren çocuklarda yapılan uygulamalarda fırsat öğretiminden (incidental teaching) özel eğitimde yanlışsız öğretim yöntemlerinden: Aşamalı yardımla öğretim, alternatif yöntem oalrak bilinen etkileşimsel oyun terapisi uygulama önerilerinden ve konuşma terapistlerinin kullandığı konuşma organlarını hazır hale getirmek için yapılan etkinliklerden yararlanılmıştır.

Etkinlikleri uygulamadan önce öğrenmeye hazırlık becerileri adı altında toplayabileceğimiz: Göz göze gelme, dokunma, dikkat kontrolünü sağlama, ortak ilgi oluşturma, basit yönergeleri yerine getirebilme becerilerini sağlamış olmalıyız.

Çocuğumuz çalışmaya hazır hale geldikten sonra konuşma organlarının hazır hale getirilmesi için oyun şeklinde sunabileceğimiz şu etkinlikleri yapabiliriz.

  • Nefes Çalışmaları: Masa üzerinde kağıdı üfleyerek hareket ettirme, aynaya üfleyerek buğu yapma, suyu üfleyerek dalgalandırma, kamışla su veya sıvı içme/ üfleme, rüzgar gülü üfleme, mum üfleme, mızıka ve flüt gibi müzik aletleri ile çalışma, pinpon topunu üfleyerek masada hareket ettirme, ıslık çalma, balon şişirme, ipe oyuncak asıp üfleyerek hareket ettirme.
  • Dil- Dudak- Çene- Yüz Kasları Alıştırmaları: Dudağın etrafına çikolata şeker sürüp yalama, aynaya bakarak dilini değişik şekillerde hareket ettirme, dondurma lolipop yalama, dili dışarı çıkarıp çekme, dudaklarını açıp kapama büzme, yüzü komik şekillere sokup mimikler yapma, çiklet çiğneme, çeşitli yüz hareketleri (gülme, kızma, öpücük verme), çeşitli sesler çıkarma (kahkaha, hapşırma).
Sesleri Dinleme Anlama ve Kullanma: Bu aşamada oyun içinde şu uygulamalara yer veriyoruz:

  • Çevreden gelen sesleri dinleme ayırt etme: Zil sesi, hayvan sesleri, korna sesleri, su sesi, yaprak hışırtıları, sesli oyuncaklar gibi nesnelerle değişik sesleri tanıma dinleme ve ayırt etme
  • Ses Üretme: Nesneleri birbirine ya da başka yerlere vurarak, sallayarak, bir kağıdı yırtarak buruşturarak, iki nesneyi birbirine sürterek, bir şeyin içine bir nesne atarak, el çırparak, öksürerek, hapşırarak sesler çıkartmak gibi yollarla sesler üretebilmek.
  • Hareket Taklidi Yapma: Basit talimatlara uyabilen çocuklarımızdan vücut ile yapılan hareketleri izlemesini ve yapmasını istemek.
  • Sözel Uyaranla Hareket Taklidi Yapmak: Sözel olarak belirtilen hareketi de aynı anda yapmak.
  • Hareket Yapmasını Söyleme: Hareketi göstermeden söyleyerek yapmasını bekleme.
  • Hareket ile Sesi Bağdaştırma: Eyleme uygun sesi çıkartma, sesi/ sözcüğü kullanma ya da kullanmaya yönlendirme.
  • Tek Bir Nesneyi İçeren Talimatı Dinleme ve Yerine Getirme: Kalemi al gibi.
  • Tek Bir Nesne ile İki Eylem Gerektiren Talimatı Dinleme ve Yerine Getirme: Kalemi al bana ver.
  • İki Eylem İki Nesne Gerektiren Talimatı Dinleme ve Yerine Getirme: Kapıyı aç topu ver gibi.
  • Konuşma Üzerinde Dikkat Toplama, İzleme ve Tekrar Etme: Konuşan ayna oyunu (Konuşurken ses, hece, sözcük, cümle çocuk tarafından tekrarlanır veya aynı anda söylenir. Fısıltı çalışması; (fısıltıyla konuşularak çocuğun dikkati konuşma üzerine çekilir).
  • Duyguları Tanıma Ayırt Etme: Sözcüklere yüklenen duyguları tanıması ve kendisinin de sözcüklere yüklenen duyguları kullanması ve mimiklerle ifade etmesi.
Uygulamalar bu sıra ile oyun içinde çalışılırken taklitleri arttırmak için parmak oyunları, sesli oyuncaklar, sevdiği şarkılar ve oyuncaklardan yararlanabiliriz.

Sesler yakalamaya başladığımızda yapılan çalışmaya uygun olarak benzer sesleri kabul edip bunların artışını desteklemeliyiz. Anlamlı hale dönüştürebileceğimiz sesleri küçük adımlarla yaklaşıp anlamlandırmalıyız. Örneğin; kavanozun kapağını açıp istediği şeye ulaşmaya çalışırken ağız açılıyorsa bunu “a” sesine, “a” sesi çıkıyorsa bunu “aç” sesine doğru çekmeye başlayan aşamalı yardımlarda bulunmalıyız.

Eylem seslerini kullanmaya başladığında bunların yanına tanıdığı, daha önceki oyunlarımızda bizden duyduğu nesne isimleri ile birleştirmeye doğru gitmeliyiz. Örneğin; top at. Kullandığı kelimeleri oyun içinde tekrarlayıp pekiştirmeliyiz örneğin; top at denildiğinde top oyununa dönüp bu kelimeleri oyun içinde birkaç defa kullanmalıyız.

Çocuğumuzun ilgisine göre, sesler, kelimeler ve ilgi artışı sağlandıkça bilgisayar, kasetçalar, aile v.b. fotoğraf albümlerini de oyunların içine katıp çalışmalarımızı mümkün olduğunca somut hale getirmeliyiz.

Yaptığımız uygulamalarda aşamalı olarak ilerlemeli önceden yaptığımız ayrı bir çalışma ile belirlediğimiz pekiştireçleri yine belirlediğimiz aralıklarla kullanmalıyız. Tüm çalışmalarda dikkat edeceğimiz noktalar, çocuğun konuşmayı ayrı bir iş olarak düşünmesini engellemek, doğal akışta bu beceriye sahip olduğunu hissettirmek, bunları yaparken çocuğun yaptığı şeylere çok abartılı tepkiler vermemek, pekişitirecin dozunu ve süresini iyi ayarlamak, nerede silikleştirilmeye başlanacağını doğru ayarlamak, çocuğun konuşma ile iletişiminin onun hayatını kolaylaştıracak bir durum olduğunu hissettirmektir.

SONUÇ

Birçok yöntemden yararlanılarak yapılandırılmamış ya da az yapılandırılmış ortamda yapılan bu çalışmalarda çocuğu dil gelişimi kurallarına uygun sıra ile taklit etmeye, ses üretmeye, sözcük üretmeye, sözcük dağarcığını geliştirmeye ve cümle kurmaya yönlendirmekteyiz.

Bu program ile çalıştığımız otistik özellik gösteren çocuklarda kendisi ile aynı özellik gösteren çocuklara kıyasla daha hızlı dil ve konuşma becerisi kazandığı istek ve tercihlerini ifade etmede artış olduğu gözlenmektedir.

Ankara Üniversitesi Ev Ekonomisi Y.O. Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Anabilimdalı Yüksek Lisans Öğrencisi
Lale Akgönüllü Özgen

KAYNAKLAR

  • Özsoy Yahya.Konuşma Özürlü Çocuklar ve Eğitimleri.Ankara 1982
  • Tekin Elif,İftar-Kırcaali Gönül.Özel Eğitimde Yanlışsız Öğretim Yöntemleri.Nobel Yayın Dağıtım.2001. Ankara
  • Aral Neriman,Gürsoy Figen.Özel Eğitim Gerektiren Çocuklar ve Özel Eğitime Giriş.Morpa.2007.İstanbul.
  • İftar –Kırcaali Gönül.Otistik Özellik Gösteren Çocuklara İletişim Becerilerinin Kazandırılması.Ya Pa 1981 İstanbul.
  • DSM- IV- TR Tanı Ölçütleri Başvuru Elkitabı (Çeviren; Prof. Dr. Ertuğrul Köroğlu,
  • Amerikan Psikiyatri Birliği, Hekimler Yayın Birliği, 2001, Ankara.
Akademik Çalışmalar
4-6 Yaş Arası Otistik Belirtiler
Annelerin Çocuklarını Reddetme Davranışları

Aile Eğitimi
Anne Baba Çocuk İlişkileri
Sosyal Beceri Eğitimi
Kardeş İlişkileri
Temizlik ve Hijyen
Psikolojik Danışmanlık
Programlar
Okul Öncesi Eğitim Programı
PECS Eğitimi
Bireysel Eğitim Programı
İlköğretim Programı
İş Eğitimi Programı
Problem Grupları
OÇİDEP Eğitimi
Beyaz Eğitim Spor Kulübü
İzcilik
Basketbol
Bocce
Hakkımızda
Etkinliklerimiz
Güncel
Video Arşivi
Basında Beyaz Eğitim
Bilgi Kaynağı
İletişim
Ceceli Okulları